Kan yağlarını anlamak
1.) Trigliserid:
3 tane trigliserid yağ çeşidi var.
Doymuş yağlar : iç yağ, kuyruk yağ, tereyağ gibi
Tekli doymuş yağ : Zeytin yağı
Çoklu doymamış yağlar: Ayçiçek yağı, kanola yağı, mısır özü yağı, fındık yağı, ceviz yağı
Kolesterol ile trigliserid arasında yapısal olarak en ufak bir benzerlik bulunmamaktadır.
100 gr kuyruk yağında 99.9 gram trigliserid ve 0.1 gram kolesterol var. Kuyruk yağı bile kolesterolden fakirdir. Ama bizim karaciğerimiz günde 3 gram kadar kolesterol üretiyor. Vucudumuz 100 gr kuyruk yağındaki kolesterolün 30 kat daha fazlasını kendisi üretiyor.
Kanda ölçülen trigliserit ile yemeklerde yediğimiz trigliserit tamamen farklı şeylerdir. Kanda ölçülen trigliserit karaciğerimizin aşırı gelen karbonhidratlar yüzünden sentezlemek zorunda kaldığı trigliserittir.
Vucuda giren trigliseritler şilomikronlar tarafından parçalanır. İstersen sabaha kadar kuyruk yağı ye kan trigliseridin yükselmez. Biyokimyasal olark bu mümkün değildir.
Trigliseridi yükselten aşırı karbon hidrat almaktır. Trigliserid yükseltenler; Şeker, meyve, şekerli gazlı içecekler, abur cubur, buğday, pirinç, alkol, bal, pekmez, reçel vb.
Trigliseridin normal değerleri 100 mg/dl nin altı. Diğer doktorlar 150 mg üstünü yüksek sayıyor. Özzan Yücel 100'ün altı diyor.
Trigliserid / HDL < 2 olması kalp sağlığı için çok çok değerlidir.
2.) Total Kolesterol ve LDL :
Kolesterolün iyi kötüsü yoktur. Tek bir kolesterol vardır.
Kolesterol kullanım alanları :
- Hücre duvarı : Kolesterol vucudumuzdaki 40 trilyon hücrenin duvarının %70ini oluşturmaktadır. Adeta bir çimento gibi olmazsa olmazdır.
- Safra asitleri : Kolesterolün bir diğer kullanıldığı alan safra asitleridir. Kolesterol olmazsa yediğimiz yağları emme şansımız olmaz.
- Steroid hormonlar : Östrojen, testesteron, kortizon, aldesteron. Türün devamı için kolesterol şarttır.
- D vitamini yapımında da önemli rol oynar.
- Beyindeki miyolin kılıfı için kullanılır. Elektrik kablolarının dışındaki plastik gibi düşünün. Bu kılıf sayesinde norolojik olarak daha sağlıklı oluruz.
Aslında tüm hücrelerimiz kolesterol sentezler ama karaciğer çok hızlı bazen milisaniyeler içinde sentezler ve hücrelere gönderir. LDL molekülleri kargo aracı gibi içindeki tüm yükü dokulara dağıtır. LDL bizim kalp damarlarımızı tıkamak için karaciğer tarafından gıcık olsun diye üretilen bir madde değildir.LDL ayrıca A,D,E,K vitaminlerini de taşır. Bu vitaminler yağda erir. Kanımız suya çok yakın materyaldir. Hemen topaklanır. Bu topaklanma olmasın diye kanda daha erimişvaziyette ve homojen olarak taşınmasına yardımcı olur.LDL Q-10 uda kendi içerisinde taşır.Ayrıca bazı parazit ve hücre yüzeylerine yapışarak orada bir fonksiyon bozukluğuna yol açar. Bağışıklık sistemi için yardımcıdır.LDL molekülünün üzerinde büyük bir protein vardır ve adı APO B-100 dür. Apo-B olarakta anılır.Apo-B bir anahtar gibi çalışır, ihtiyacı olan dokuya bu anahtar ile girer ve kargosunu boşaltır. Her LDL molekülünün 1 tane Apo-B proteini vardır. Apo-B 90 mg/dl'nin altında olmalıdır.LDL molekülleri boyutlarına göre 7 kategoriye ayrılır.1,2,3 büyük ve faydalı 5,6,7 boyutlu olanlar zararlıdır. 5-6-7 oyutlu olanlar aterosikleroz yani damar sertliği yaparlar.LDL boyutlarını ölçen testin adı liporint testidir. LDL ağırlığını ölçersen yanıltıcı olur. İçerisindeki parçacık boyutu önemlidir.Tüm canlıların kanında LDL molekülü vardır. Kuş, zebra, sincap'ın hepsinde LDL vardır. LDL kalp krizine neden olan en önemsiz şeydir.LDL düşük olsa dahi insülin direnci varsa kalp damar riskiniz aynen devam eder. Kalp krizinin en önemli nedeni yüksek trigliserid ve düşük hdl dir.
3.) Lipoprotein-a (Lp-a), Apo-B ve HDL : Karaciğer önce vldl kolesterolünü yapar sonra Idl sonra Ldl ye dönüşür. Her ldl de 1 tane apo-b bulunur.Ldllerin boyutları farklıda olsa apo-b ağırlığı hep aynıdır. En çok apo-b yükselmesine neden olan şey tip2 diyabet ve insülin direncidir.Apo- b : kandaki değeri 90-100 mg ın altında olmalı
Lp(a): ldl nin kuyruklu versiyonudur.çok sık değişmez ömrünüzde bir kere baktırsanız yeter.bu değer 50 nin altındaysa risk düşük, 80-100 mg ın üstündeyse ciddi damar aertliği riski taşıyor.bu protein pıhtı eritme sistemindede gecikmelere yol açıyor.bu protein hem damar sertliği ile damarı tıkayabilir hemde pıhtılaşma eğilimini artırabilir.Kişi düşük karbonhidratlı ketojenik diyete geçerse lp(a) da anlamlı düşmeler görülür.kolesterol düşüren ilaçların bu proteini anlamlı bir şekilde yükselttiği görülmüş.
Hdl : Bunun üzerinde apo-a1 var.hdl hücre içindeki fazla kolesterolü alır ve karaciğere götürür.
Bütün memeliler kolesterolü üretebilir ama yıkıp yakıt olarak kullanamayız. Fazla kolesterol karaciğere gider oradan safra asitleri ile 12 parmak bağırsağına ve oradan dışkı ile atılır.
Comments
Post a Comment